• DOLAR
    %0,01
  • EURO
    %-0,27
  • ALTIN
    %0,38
  • BIST
    %3,08
Bandırma ve Erdek’i bekleyen büyük tehlike

Bandırma ve Erdek’i bekleyen büyük tehlike

Ardahan, Manisa Celal Bayar, Balıkesir ve Kırşehir Ahi Evran üniversitelerinden bilim insanlarının oluşturduğu araştırma ekibi, geçen yıl haziran ayında Erdek ve Bandırma körfezlerinde müsilaj sorununa yönelik saha araştırması gerçekleştirdi. Müsilaj sorununun çözümüne katkı sağlamak amacıyla yürütülen çalışmada, müsilaja yol açan mikroskobik alg türlerinin çoğalma dinamiklerini deniz dibindeki çökellerden takip eden, güncel ve tarihsel kayıtları çıkaran araştırma ekibi, ulaştığı sonuçları kamuoyuyla paylaştı.

Paylaşılan rapora göre, denizin dibini kaplayan çamur (sediment) tabakasının özellikle üstten 10 santimetrelik kısmında müsilaja sebep olan türlerin aşırı üremesini teşvik eden azot ve fosforun uluslararası kriterlerin çok üzerinde birikim yaptığı tespit edildi. Bu birikime paralel olarak sedimentte aşırı alg üremelerinin göstergeleri olan, klorofil ve biyojenik silika konsantrasyonunun da yüksek olduğu belirlendi. Sedimentin 10 santimetreden daha derinde bulunan kısımlarında ise azot ve fosfor azalışıyla uyumlu düşük birincil üretim gözlendi. Bu durumdan, kanalizasyon ve sanayi atıklarının Marmara Denizi’ne yoğun şekilde deşarj edilmediği dönemlerde rahatsız edici alg çoğalmalarının olmadığı sonucuna varıldı.

Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile hazırlanan değerlendirmede ise Erdek Körfezi’nin çevresinde başta tarım, sanayi ve yerleşme alanları olmak üzere insanlardan kaynaklanan aktivitenin yoğunlaştığı, Bandırma Körfezi’nde ise besleyici elementlerin kaynağının limanın iç kısmı ve kıyı hattındaki sanayi tesisleri açıklarının önemli azot fosfor ve potansiyel toksik element birikim noktaları olduğu saptandı. Çalışmada, Erdek ve Bandırma Körfezi için tek çevre sorununun müsilaj olmadığı, bölgede önemli düzeylerde cıva, kadmiyum, bakır, çinko gibi toksik element zenginleşmeleri tespit edildi. Gelecek dönemlerde, sedimentte birikmiş olan tüm kirleticilerin deniz dibinden suya geçmeye devam edeceği, bu yüzden tüm önlemler alınsa bile aşırı alg çoğalmalarının uzun yıllar sorun olmayı sürdüreceği, her alg artışının müsilajla sonuçlanmayabileceği tespiti de yapıldı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?